Midya…

07/16/14-13:46:28

available Get it on Google Play

Şöyle birşey farkettim. Benim medyada görünmeme çizgimden kaynaklanan nedenlerle basın mensuplarını aslında biraz yok sayıyoruz. Benim görünmem başka birşey, kitapların yazıların bilgilendirme olarak gönderilmesi başka birşey aslında. İleride bize, ‘Basına neden hiç ulaştırmadınız yazılarınızı? deseler buna verecek bir cevap malesef yok.

Bu böyle olmasın derim. Ve topu okuyucu ailemizin önüne bırakırım. Mesela şu Yeni Nesil İstiklal Marşı’ndan başlayarak. Bu metni hangi tv’lerin, gazetelerin mensuplarına, yöneticilerine ulaşmasını isterdiniz? Örneğin bu metnin, muhattabı hangi tv ve gazeteler, dergiler olmalıdır? Basını iyi takip edenlerimiz var. Basının mensubu olanlarımız var. Biz üzerimize düşeni yapalım, kafamız rahat etsin. 5 sene sonra, arkadaş siz bu metni bana ulaştırsaydınız bunu manşet yapmaz idiysem ne olaydım peheeyyy’ gibi şeyler duymayalım. İşimizi kusursuz yapmaya devam edelim. Haydi şimdi bizim arı kovanının vızır vızır çalışma ve herkese güzel, sevgi dolu mektuplar göndermesi zamanı.
sevgiyle

button100x23 Midya...

Yorum için Kayıt Yaptırın | Zaten kayıtlıysanız Giriş Yapın

Yazıya ekleme yap.

Mektup içeriği *

59 Yorum

  • Anonymous

    Balkondan aşşağı bak
    Bakmam
    Yaz o zaman
    Ne yazayım
    Valla sen kafayı yemişsin
    Git burdan vızırtı uyuyacağım

    07/16/14 – 02:12

  • Anonymous

    davullarıda açmayı unutmuşuz zaten,bi de ilk okuma hali aman yaaaa :))) bi çekindik bi heyecan bi haller işte:)))demostrasyonu bu zaten diyelim de düzeltme tırnağını da kendimize açmış olalım:)
    sevgiyle

    07/16/14 – 00:26

  • Anonymous

    bi de bütün mahallenin çocuklarına okutmak vardı bu marşı ahrrrrr!dişler dişler!olmadı şu an işte napalım küçük bi odadan,imkanlarımızla bu kadarı çıktı:)sonunuda kesebilseymişiz bari,kemanlar öyle almış başını gitmiş:)Face deki lm profilinin de msj kutusuna bıraktık Marşımızın sesli halini,acayip heyecanlıyız..hani kimse kımıldamadıysa?yapalım kımıldasın istedik,yeter ki amacına ulaşsın,ben,sen,o yapmış önemli değil,fitili yakalım,ateşleyecek olanlar ateşlensin istedik…sadece istedik….
    sevgiyle:)

    07/16/14 – 20:21

  • Anonymous

    AİLEMİZE NOT:
    İstiklal marşımızın müziğini bitirip face bir şövalyenin msj kutusuna attık:)13 yaşında indigomla BİZ böyle bi yükün altına neden ve nasıl girdik ?tek sebep yine BİZim içindi…BİZ böyle duyduk,marşımızın sözleri ilk yayınlandığı günden beri ve sese dökmenin peşine düştük.hatalarımız kusurlarımız elbet ki vardır,eleştiri ve öneriye açığız ,hayırlı olsun sözler, sese gelsin diye diledik ,inandık ve şimdi bizim….sevgiyle:)

    07/16/14 – 20:04

  • Anonymous

    Saat te 19.27 imiş ay bukadar tesadüf olur .

    07/16/14 – 19:30

  • Anonymous

    Yazmayayım ne halleri varsa görsünler diyorum. Vicanım el vermiyor . Kardeşim sizin bu bilmem kaç silindirli bilmem kaç beygirli arabalarınız su mu içiyor? Benzin bu benzin yazık paranıza zamanınıza yazık. Ben gelmem. Ben söyleyimde vah vah demeyin. Bu günün yeni modasıda herkez kafa kaşıyor . Siz kafayı yemişsiniz nasıl lm okuyucularısınız siz. öyle ki ahşap boyacısından fiyat alacağım boyacı yerine kemancı tipli kişi çıkıyor karşıma. Bana hava hoş umrumda değil artık ,paranız da zamanınız da boşa gider. Hepinizle baş edebilirim. Tabi küçük hundai lere karşı tedbirliyim o biraz zorlar .,Çok güçlü çünkü . Vicdanım el vermedi yazdım gerisini siz düşünün tongaya basmayın diye söylüyorum inanın ben her zaman kitabın yanındayım. Sevgiler

    07/16/14 – 19:27

  • Anonymous

    şimdi şöyle bi sıkıntı var,MARŞ bitti yalnız face de ekleme talebim henüz onaylanmadığı için oraya yollayamıyorum.elimdeki kaydı e posta olarak atabileceğim bi yer varmı buRAK?

    07/16/14 – 18:21

  • Anonymous

    Kendini ya da dinini üstün gören ve sınıflayarak varlığın tekliğine sınırlar çizen her kişi bir zalim Işid’dir.
    Adil olan yaratıcının kimseyi özel ya da üstün olarak yaratmadığını bilen herkes ise EŞİTTİR EŞİTTİR.

    07/16/14 – 09:59

  • Anonymous

    ZOR İŞ’TİR BİLMEK YEĞEN…
    Ne kadar hızlı değişip dönüşüyor herşey..An’ın içindeyken daha keskin farkediliyor.geçmiş ve geleceği düşünmek,düşlemek tembellikmiş MEĞER.korkulardan kaynaklanan bi durma biçimi.AH’lar için geri ok tuşuna,OF’lar için ileri ok tuşuna basmak yeterli..birinde kaçan fırsatlar,değiştirelemeyen gerçek,diğerindeyse; tamamen kontrolsüz havada uçuşan en olmadığından oluruna hayaller, offf şimdi kim uğraşacak!!Kafamda kurduklarım bir ütopya mı?düzenli dozlarla her gün milim milim deliriyormuyum?Ne sürüye katılabilmek,ne kaçıp kurtulabilmenin imkansız olduğu AN TUTSAKLARI…günlük hayatın içindeki msjları toplamayı amaç edinmekten kafalarındaki sesleri saniye susturamayanlar ve bu ses’e inat,akışı gayet doğal ve olağan karşılamanın verdiği rahatlıkla”sakin ol dostum ”diyerek tüm barışçıl sükunetleriyle tane tane olanı biteni kanıtsamış yeni nesil velet kardeşler.Bir taraf yanmaktan diğeri sönmektenmidir bilinmez sıcak-soğuk-aç kapa artema ”reklamı kuşağından oluşumuzdanmıdır bilinmez,yolun kenarında arabada tek başına oturup kendiyle delirenlerin bekleme hali fena.ne ileri ne geri,AN da tutsaklık,mecbursun o çıldırma an’ına..hele bir gideyim sonra anlarım çıkışı olmayan bi yol..ya da ”öylece dursam da geçer nasılsa”denecek geçmelerden değil bu. AMAN TANRIM!! diyenlerAmerikan kilişesi yaşlı dedektif belirir gözümde mehhh!NALET GELESİ PİSLİK AT O SİLAHI HEMEN YERE!KALDIR O IRKÇI POPONU VE TESLİM!:)
    herşey 3 aşamada oluyor düzenli olarak.En rahatı ”bilmeme hali”..ayın belli günlerinde denk geldikçe insanı sevinçten zıplatan tembellik tatil hayali,tabi bu da ”bundan sonra ”bilme günü geliyor”diye hatırlandığı AN,tatil olmaktan çıkmasına yeter.”bilme hali”sancılı..kaşlar çatık,ateş yükselmiş,kafalar olmuş at kadar,beden huzursuz,kasılmalar,kramplar,oflar,poflar,kafadaki herşeyin ve herkesin hep bir ağız dan ses çıkarması,aynı ANda !!! o may gad!dişleri sıkıp teslim olmadığın her an için uzayan günler…gece uykunda bile kafana patur kütür atılan klasörler,sürekli çalışan minik cüceler,daktiloyla yapıyorlar hala yazı işlerini benimkiler,kıçinggg! diye beynine beynine patlıyo o ses ve hala normalim,salya akıtmıyorum sandalye de otururken:)bitiyo mu?biter mi!?…
    sırtına oturmuş öküzle uyanmak ne demek bilirmisin?yerinde severim kendisini,sırtımda değil!duydunuz ”uygulama hali”nin zil sesini hadi gün başlasın….günler,aylar,yıllar devriliyor bu hızlı döngüyle savrulmadan yolculuk yapıyoruz her birimiz..Duran,geçen,sollayan,nanik yapan,benzini biten,su kaynatan,müziğin sesinden trafiği farketmeyenler….sevgiyle kabul ediyorum tüm gerçekliği ve herşeyi:)kafam hep at kadar ama mutluyum:)indigolar pek bi kanıksamış geliyor bana,negatif anlamda değil,”bilme hali”rahatlığı,şaşırmıyorlar hiç bir şeye,yoruluyorum:)AN da olmak şaşırmakmış MEĞER..çingene kızın gözlerinden bakıyorum penceremin dışına,sesler çok net,yaşam var,kuş,çocuk,araba,cırcır böcekleri..kokusu var bu havanın,ılık,meyvemsi,serin,sıcak:)renkler daha canlı ve parlak,siyah bile yalnız KARAnlık değil artık…siyahın içindeki parlayan beyazlık.en favori sesim ”geçenin içindeki çay kaşığı” yazdığım an inceden duyuldu yine:)bardağa her çarpışında çıkardığı o çin çin çin tonlaması,ve 3 kere bardağın kenarına vurulup tabağın kenarına alındığı şu AN ‘a bayılıyorum…:)Bilmenin ağırlığıyla çözmenin hafifliğine karışan haleti ruhiye’nin dile gelmesi zor iştir..bildim bunu yakın zamanda,içine susturuyor insanı:)öküz oturuyor,böğürüyor ciğerde pata pata kafaya iniyor klasörler sonra…sonra bi de gitar var işin içinde artık,karşımda sırıtması-somurtması odaya harekett kattı hamdolsun, ki bereketimde eksilmez di niye böyle oldu,sağlı sollu çarptım kafayı bu defa:)konduramıyor bi yanım,niye ben niye ben ahrrrrr!dişler dişler!öbür yanım bi kova su döküyor bana ”inandın”sakin ol diyor..diğeri sinmiş köşeye okuyor,yazıyor,düşünüyor,izliyor,söylüyor,vız vız vızzz..yaşlı bilge lambanın yanındaki koltukta kahvesini yudumluyor”ne günlerdi dimi çocuğum sen bi gün yine tırsmışsın şurda ha ha ha ”diye:D bi de aşık kız var o herşeye aşık bu ara yine , deli o, hep pencerenin orda gözü kulağı,az konuşur,gülümser hep,dinler,bekler…bi de hırçın var,boza’nın üstüne dölülen tarçın gibi keskin ama tamamlayıcı bi baharat türü kendisi.bazen öfkesi ciddiye alınmaz da ,daha bi sert vurdumu sesini kulaklara ortama bi don gelir….şimdi bunları niye yazdım??bilmiyorum:) en favori cevabım:)öyle ya da böyle,BİLmek zor iş yeğen…SÖZ’LER SES’E GELECEK!..nokta!şimdi topla kızları ve bi film izle:)bu öyle bi MARŞ ki,henüz farkında değiller,olsalar şaşırırlar:)Düşün ki bir indigo bile şu AN bu yükün altına girmek istemedi,ürktü:)ne varsa ESKİlerde var azizim,ESKİLER-YENİlenmeli işte bu yüzden;)ADAM çat diye yazdı koydu MARŞI…Düşünürken,yazarken,ortaya çıkarırken ve çıkardıktan sonraki yüküyle empati yapmaktan kemiklerim kırıldı:)yani işi bi daha bi daha mantığına getirmekte sakat bi yerde,akışta gözden kaçanlar,anlam yitimine sebep olabiliyor.sizi bilmemde çok şaşkın ve akışkan haldeyim hala durup durup üzerinden geçmekteyim son güncellemelerimizin,vay ooo uuuu demekten ağzım MARŞ diye ARŞA kadar açıldı mesela,bildiğin yırıldı toplayamıyorum:)yani güzel şeyler oluyor,çok şeyler oluyor,acayip hızlı oluyor,gündem aşırı yoğun,vız vız vızzzzzzzz:)
    sevgiyle

    07/16/14 – 00:21

  • Anonymous

    Geleceğimizin Çocukları Vakfından (alıntı)
    “O’nun için farkediyor…”

    Sizin de korunmaya muhtaç bir çocuğun hayatında fark yaratmanızın vakti gelmedi mi?

    Peki siz ne yapabilirsiniz?
    Ayni yardım: Eğer (gıdadan GİYSİYE, kalemden deftere) bir ÜRETİM alanına sahipseniz “AYNİ” yardımda bulunabilirsiniz.
    ************************************************
    Düşünüyorum da D-shirtlerimize “HER ŞEY ÇOCUKLAR İÇİN” diye bir tasarım kısmı daha olsa ve buradan HEPİMİZ bir iki kaç olursa D-SHIRT satın alsak ve Tish-O’dan toplu göderilse buraya ve konuşuyor OLan D-SHIRTLERimiz geleceğin çocuklarıyla konuşuyor OLsun ve sonrasında bir çok kimsesiz çocukların bulunduğu çocuk yuvalarıyla KONUŞMAYA devam etse….

    07/16/14 – 20:59

  • Anonymous

    Kısa ya da uzun uzun yazılan her şey, sessizliğin hüznünü yırtmaya adanmış mutluluk çığlıklarıdır.
    Yazmak, kendinle konuşmak, mutluluk denizine kulaç atmaktır. Okumak ise sürpriz dalgalara dokunmaktır.

    07/16/14 – 17:44

  • Anonymous

    laptop’ın kamerası bozuk,tlfnumun bulutut’u bile yok!elimde 2 gitar 1 indigo vardı,o da korktu kaçtı:)bakışıyoruz öyle gitarlarla,bunda da var bir hayır.sevgiyle

    07/16/14 – 17:14

  • Anonymous

    Yanlış düşünmüşüm .ajanlar gitmiş big boss gelmiş . yanlış anlamadıysam . Görmedim ama saçını yolar gibi kim oynar ?Mehdi .Gidin evinize kardeşim . Tekrar tekrar söylüyorum sadece rüyalarımdan sorumluyum.

    07/16/14 – 16:49

  • Anonymous

    VAROLMAK İÇİN ÇIRPINAN İNSAN
    İnsan, varlığın içindeki yerini ararken kendisine en yakın benzerliği hayvanlarda görmektedir. Fakat bunu huzurla kabul edemez bir türlü. İşte tam burada başlar insanın isyan dolu çırpınışı. Bunun içindir ki hâlâ evrim geçiren bir varoluştur insan. Henüz kim olduğunu bulamadığı ve gerekli değişimi başaramadığı için, karaya çıkmış bir balık gibi çırpınmaktadır.
    Evet gerçekten kimdir bu giyinen, yazan, düşünüp hayal eden, uzaya çıkan asi hayvan? Hem en vahşi hayvandan daha vahşi, hem de doğayı en çok sevip koruyabilen projelerin sahibi olması bir ikilem değil midir?
    Doğasına isyan eden bir hayvan mıdır insan? Yoksa başka bir boyutta mı gizlidir henüz bulamadığı gerçek doğası?
    Evrimin boyutlar arası geçişini yaşarken eski boyuta yabancılaşmak gerektiğini ve bunun için eski alışkanlıklardan arınması gerektiğini unuttuğu için bu kadar vahşileşmiş olmasın sakın? Kıyametin eskiye veda etmek olduğunu bilmiyor mu ki arınmak için daha hevesli olsun?
    Pekiyi ya kıyametin ansızın gelişinin bir gölün birden kuruması gibi olduğunu bu balıklara kimse söylemedi mi ki vahşetin içinden kafalarını bir çıkarıp SEVGİDEN-ALveOL düşüncesinde nefes almayı hiç denememişler?
    Levh-i Mahfuz içindeki ölümsüz Aş.k’ın sevgi dolu düzlemini(Rahmet) haber verelim tüm insanlara ki şimdi eskiye ait vahşet terkedilsin(Arınma). İnsan, sevildiğinin ve affedildiğinin müjdesine kulak versin ve kendine(Rahim) evrilsin.
    Hepimize Selam ve Rahmet ile,

    07/16/14 – 16:29

  • Anonymous

    az önce fark ettim ki kısa bir süredir arkadaş olduğumuz trafik kardeşlerim beni terk etmiş.teşekkürler hepsine :) ya onlar ya ben trafik kazası yapacaktık.

    07/16/14 – 15:35

  • Anonymous

    Selam,
    TDG ile tanışmam 09.02.2009, Ogün bugündür izlemedeyim, bu platformda ki paylaşımlar da dahil olmak üzere . İlk kez ben anlatmayı deneyeceğim. Yaşamış olduğum bu Kader gün ve gecesini sizler ile paylaşmalıyım.
    Bir hafta öncesinden başlayacağım ama korkmayın :) kısa bir aktarım şeklinde. Yaklaşık otuz yıl önce zihnimin ve yüreğimin en ücra köşesine gömmek durumunda kaldığım çoktan unutulmuş bir hayal bir vesile ile kılık değiştirip güncellenmiş bir biçimde yoluma çıktı. Yüce Rabbim bana bu Kader gün ve gecesinde yeni bir hayal ile OLmayı nasip etti. Tüm günü hazırlıklarımı yaparak sessiz, suskun geçirdim. Sorularım hazır, arınma niyetim var, tevbe konularım belirli… İftar ile orucumu, gece yarısına yakın Rabbim ile sohbette söz orucumu açtım. Üçüncü bir izleyici göz için kesinlikle garip bir kendi kendine konuşma algısı yaratacak bir görüntü olsa da gerçek bu değil. Gözyaşları ve kahkaha arasında saatlerin nasıl aktığını fark edemedim. Sorularıma yanıtlar aldım, tevbe edip arınma niyet ve muradımı ilettim ve bir anda gözyaşlarıma kahkahalar karıştı. Yeni hayalimin yeni bir sloganı oluşuvermişti, üstelik müzikli. Yıllar öncesinden Nazan Öncel’in bir şarkısı vardı, anımsayanlar olacaktır. “Misafir ol gel bana, börekler açarım sana” gibi bir şeydi yanılmıyorsam. Sözler çok alakasız olmak ile birlikte ve ben yıllardır bu şarkıyı dinlememiş OLmama karşın, ritm slogana pek uydu. Benim durumuma uyarlanmış hali şöyle OLmuş, ” Sponsor OL bana, sertifikalar alalım BİZE” … Hani denir ya “güleyim mi, ağlayayım mı şaşırdım? tam o durumdayım ve baktım her ikisini birden yapıyorum, yapılabiliyormuş bu arada :)
    Önemli bir sorum vardı, en önemli sorum hatta. Gene bir kaç gün önceden kısa bir aktarım. İki gün önce Topkapı Sarayı’na gittim Kutsal Emanet’leri görmeye, ilk kez. Ve dedim ki “Ya Rab ben mi yoldan çıktım, imanım ve inancımdan yoksun kaldım yoksa bu etrafımda huşu içinde dolanan insanlar da mı bir tuhaflık var?” Sorum böyle OLuştu “doğru yoOLda, doğru yerde miyim?” ve bu anlatım, bu paylaşım da bu soruya gelen yanıt neticesinde OLuştu. Öylesine bir yazma ve sizler ile yaşadığım bu istisnai duygularımı paylaşma dürtüsü ile doldum ki bir anda, hiç yazmamışken şimdiye dek, nerede ise ezanı zor ettim. Yürek çarpıntımın azıcık dinmesini, heyecanımın yatışmasını bekledim. Bu yaşa gelene dek pek çok yazılar yazıp, pek çok paylaşımda bulunmuşumdur ama böylesine coşkulu, böylesine yürekten sanırım hiç birisi olmamıştır.
    Yüce Rabbime binlerle şükürler ediyorum, buRAK can sana yürekten teşekkürlerim var. Ve hepimize daha nice müstesna Kader gün ve geceleri nasip olsun diliyorum.
    Sevgi ile kalın…

    07/16/14 – 06:05

  • Anonymous

    Kader gecesi tüm canlılığa kutlu olsun

    07/16/14 – 17:28

  • Anonymous

    bir kitap okudum hayatım değişti, eminim böyle yazan bir çok kişi vardır…teşekkür ederim…ben tekrar tekrar okuyacağım ama herkese de okutmaya çalışacağım

    07/16/14 – 11:52

  • Anonymous

    Bir indigodan alıntı…
    hayat.. yaşamak.. nefes almak.. görmek, duymak, koşmak, bağırabilmek ve sarılabilmek birine onu içine sokarcasına. her kelimenin üstünde durup bi düşününce, ama gerçekten “düşününce” heyecanlanmamak mümkün değil. yaşama hayran olmadan yaşamak aslında zor olan.

    daha yeni kalktım. zihnim bu düşüncelerle doldu. dışarda, hemen bizim apartmanın arkasında bi inşaat var, mayyak gibi gürültü geliyo. ama yapcak bişey yok:) adamlar mütiş bi ev yapıyolar. annemler işe gittiler, hasta bakıcaklar. cevizler, kuru üzüm, bal ve çeşitli otlarla zenginleştirilmiş bi kahvaltı yaptım. sevmem normalde ot. ama bu sabah her şey farklı. bu sabah, yaşama sevinci var içimde. yaşam sevgisi var.

    kalbim, düne göre daha hızlı atıyo oturduğum halde. ve hissediyorum ki, göz kapaklarım milimetrik olsa bile daha açık duruyolar. daha derin nefes alıyorum, ve spor öncesi ısınma yapmışım gibi dinç ve hazır şu anda vücudum. hazır.

    hayattan ne istiyorum? 10 yıl sonra ayda 15 milyar verecek bi kariyer mi? evereste tımanmak mı yoksa en büyük hayalim? himalayaların tepesinde sadece meditasyonla, dansla ve nefesle beslenen sessiz ölümsüzleri mi bulmak? yoksa futbolcu mu olmak? aslında bahsettiğim şey bu değil. hayattan “görünürde” ne istediğimi zaten bilmiyorum şu an. zaten bunu aramaktan da sıkıldım. bilMiyorum abi ben ne iş yapıcağımı. bildiğim şey ne iş yapmıcağım benim. hem zaten bi insan mesleğiyle tanımlanmamalı bence. mesleğiyle kendini tanımlamamalı, kişilik ve meslek ayrı şeyler olarak kalmalı. yani tek başına otururken bi bankta, sadece ege olmak isterim, mühendis ege değil. çünkü diğer türlü, mühendis olmadığım an, sıçarım.

    benim sorum şu: o bankta otururken mutlu olacam mı ben? yoksa bütün bu yazdıklarımı tırnaklarımla o tahtaya kazımaya mı çalışcam?

    hayattan ne istiyorum? hala tam emin olmasam bile, buna mutluluk diye cevap vermek istiyorum şu an. yani daha ne di mi?

    insanın her an mutlu olabileceğini düşünmüyorum. zaten bütün değişik hisler ve ruh halleri insanı besleyen içsel durumlar bence. fakat, “genel olarak mutlu” olunabileceğine inanıyorum. ya da “çoğu zaman mutlu” olabiliriz diye düşünüyorum. bunun hakkında düşündükçe de şöyle bir kanıya vardım. hayatın genelinde mutlu olmak için, yapmaktan mutlu olduğumuz şeyleri “alışkanlık” haline getirmek iyi bir çözüm gibi görünüyor.

    ayrıca mutluluğun bi de yazının başında bahsettiğim tarafı var. son bir kaç yıl, mutsuz olduğum anlar daha fazlaydı. genel olarak mutsuzdum, ve umutsuzca mutsuzluğumu unutmaya çalışır haldeydim. şu an, bunu kabullenmiş ve değişmek isteyen biriyim. ve içim, heyecanla, yaşam sevinciyle dolu. dışarda inşaat var, yanımda kimse yok, müzik bile açık değil bak. kendimle konuşuyorum, ve sana ulaşmak adına bunu yazıyorum. görünürde değişen bişey yok. fakat kendimi güçlü hissediyorum. değişen zihinsel halim.

    işte fark edişlerime eklenen bişey daha. hayattan istediğim şey, mutluluk, aslında içimden geliyo. yani görünen dünyadaki arayışlarım en sonunda kendime çıktı. bunun üstüne baya düşüncem daha.. çok düşüncem..

    07/16/14 – 14:04

  • Anonymous

    İsrail’de yaşayan gençlerin Gazze Parkında sarılması gereken Filistinli kardeşleri var. Bir seslensek bizi duyacaklar. Diren Gazze

    07/16/14 – 09:52

  • Anonymous

    KİM DUR DİYECEK?
    Zalim, zulüm ve ölüm. O kadar basit ki tespiti. Tek sorun kim dur diyecek? Herkes çözümü dilese de oturmaya devam ediyor evinde. Diğerinin düzeltmesini bekliyor çaresizliğine inandığı için. Çünkü hep diğerleridir suçlu olanlar, hani şu güçlü olanlar. Güçlü olanın suçluluğu hiç bitmez bu diyarda. Oysa ona o gücü veren güçsüzün sessizliği ve birlik olamaması değil miydi?
    Hepimizin bu yolculukta eşit ortaklar olduğumuz unutulmuş, unutturulmuş. Zihinler; birleşip BİZ olabilmenin önüne çekilmiş engellerle dolu, doldurulmuş. Dinler, ırklar, siyasi görüşler ve binlerce tartışma platformlarında bizi dövüştürürken öfkeyi arttırıp kazanan kim? Görmüyor musun hâlâ?
    Birleşip tek bir insanlık ailesi olabileceğimize çok azımız inanıyor ama olsun sayımız her geçen gün artıyor. Öfkeni susturup bize katılmaya ne dersin kardeşim?
    Uyan, giyin kuşan, uyandır. Sevgi desen de, Rahmet desen de, Love desen de, …vb desen de aynı dili konuşmanın zamanı geldi artık. Kim dur diyecek biliyorsun artık. Sen, ben ve o. Yani biz, hepimiz. İnsan paydasında buluştukça bu ateşi söndüreceğiz. Biz, Alttaki Dshirt’i giyebilirim diyen, aynı adil yaratıcının eşit olarak hayal ettiği kardeşleriz. Yolumuz farklı olsa da en çok O’nu severiz. Hepimize Selam ve sevgiyle,
    Not: Burada Eşittir Dshirtünü hayal edilmektedir. Yani üstünüzde yazan şudur: ” Zengin Fakir. Okumuş okumamış. Ona inanan Buna inanan. Özetle herkes Eşittir eşittir”

    07/16/14 – 04:20

  • Anonymous

    ve şunu hatırladım yine: Mecnun,Leyla’nın derdiyle dolanırken,namaz kılan bir Alim’in önünden geçer,Alim hiddetlenir:görmüormusun?namaz kılıyorum.neden önünden geçeresin?
    Mecnun cevap verir: Ben Leyla’nın aşkıyla senin önünden geçtiğimi görmezken,,sen Mevla’nın AŞ.K’ıyla kıldığın namazda beni nasıl gördün???
    sevgiyle.

    07/16/14 – 15:47

  • Anonymous

    18:29-20:18 Teşekkürler güzel paylaşımlardı.
    İndigoyla hala iş üstündeyiz stop!küçücüktü,büyüttük,büyütüp tekrar küçülttük ve tek gitarda karar kıldık.sözlerde 2 yer var oturuyorda,BİZ kelimelerin frekansına giremedik.tamam hazırız dediğimizde tek bir kayıt hakkımız olacak odanın içinde:)O an gelene kadar üstünde çalışmaya devam ediyoruz,video işi de netleşti,gönlümüze uyan cevap geldi,sadece sesimizi göndereceğiz bittiğinde:)arı gibi çalışıyoruz MARŞ üzerinde,doğru frekanstayız,olması gereken oluyor,olmaması gereken blakoja uğruyor üzerinde çalışırken,yazılan metin yine korunmuş :)bu yüzden gönül rahatlığıyla tekrar ve takrar baştan alıyoruz..çalışıyoruz CANIM AİLEM,hepimizin hayrı için,sözler seslere dönüşsün diye arı gibi didiniyoruz…sevgiyle:)

    07/16/14 – 15:40

  • Anonymous

    20:18 zaman diliminde “TAKVA MESCİDİ ve MESCİD-İ DIRAR” başlıklı mesajı yazan dosta teşekkür etmek geldi içimden.
    Zira hangi Mescit’te olduğumun farkındalığına daha bir bilinçli vardırdı beni…
    Teşekkürler sevgili dost.
    Yüreğine sağlık :)

    07/16/14 – 13:51

  • Anonymous

    Tüm LM ajanlarına :göremediğimin farkındasınız kabül .gözlüğünü versene mesajı atmışsınız.gözlük yok lens yok fakat nafile beni kaçıramazsınız veya derdiniz her neyse . Gördünüz siz kırmızı ışıkta bekledim siz bir tur atıp gelecek iken trafiğe takıldınız ben kaçtım . Siz ajansanız ben de HAFIYEyim görmesem de. Uğraşmayın benle derdiniz her neyse kimse den de gizlendiğim yok sadece kdr gecesi için evden çıkmıyordum.sizlerden de korkmuyorum

    07/16/14 – 06:40

  • Anonymous

    Mesaj falan vermedim verdiysem de haberim yok ne şapkası ne gözlüğü ne gizlenmesi ?
    Kimin yazdığını bilmediğim bu notu üstüme alındım nedense gözlük takamıyorum diye? sadece üstat olacak kişi yazısını çok sevdim

    07/16/14 – 06:11

  • Anonymous

    Üstat

    07/16/14 – 06:00

  • Anonymous

    Bir de bir arımız var adı vızırtı . Ama vızırtıları hep doğru . Midya yazısı ve havai fişek gösterisinden önce de vızırtı derdim bizim arıya. yanılmıyorsam beni duyuyor

    07/16/14 – 05:44

  • Anonymous

    Yeni kaydoldum sitenize…..Çooooook teşekkürler kitaplar için……Yıllardır din adına yaşananlar ve bana öğretilip uygulamam beklenen şeylerin hemen hepsi üniversite yıllarından sonra yanlş gelmeye başlamıştı……Önce araştırıp öğrenmeye çalıştım. fakat güvendiğim ve anlaşılır bir kaynak bulamadım…. Bana göre mantık hataları vardı……Tanrı’nın kimliksiz, sevgi kaynağı olduğu inancım çok güçlüydü……Şimdi kitaplarınızda okuduklarım beni inanılmaz mutlundirıyor…..Umutlar konusunda hem fikiriz, yapılacak çooooook şeyler var……Çalışmak lazım…..Basın-yayınla hiçbir iletişimim yok 7 yıldır….Ama izleyen çok insan var, o nedenle tüm ulaşılabilen vasın ve yayın kurumlarıyla çalışmak çok iyi olur derim…..sevgiyle…

    07/16/14 – 23:32

  • Anonymous

    TAKVA MESCİDİ ve MESCİD-İ DIRAR
    Güzel kitabımız “Yüzünü ne tarafa dönersen dön, göreceğin Allahın vechidir” der.
    Hz. Muhammed “Bütün yeryüzünün mescit” OLduğunu beyan eder.

    İslamda iki mescit kavramı var
    Takva Mescidi ve Dırar Mescidi
    Takva vikaye kökünden türeyen bir sözcük. Kendilik bilinci, bugünkü tabirle farkındalık OLarak açıklanabilir. Bir başka ifade ile İttika: “kendini korumak, kendi duygu, davranış ve düşüncelerinin farkında ve bilincinde olmak demektir.

    Mescid secde edilen yer anlamına geldiğine göre Takva Mescidinin: Ne yaptığının bilincinde OLan duygu davranış ve bilincini kontrol edebilen insanların secdeye vardığı yer OLduğu anlaşılır.

    Dırar ziyan etmek, zarar vermek gibi anlamlara gelir. Dırar aslında sahnede sergilenen bir oyundur. Ortada bir eser vardır. Ancak oynanan oyun eserin gerçeğini yansıtmamaktadır.
    Mescid-i Dırar Zarar, ziyan verenlerin, boş işlerle uğraşanların, ikilik çıkaranların secde ettikleri yer anlamına gelir.

    Bütün yeryüzü mescit.
    Ne tarafa dönersek dönelim Allahın vechini görüyoruz.
    Bunlar İlahi tesbitler.
    O zaman Mescit bir mekan mıdır yoksa bir ideal, hedef için aynı şeye secde edenlerin belirledikleri soyut ya da somut nokta mıdır?

    Bugün yaşananları gördüğümüzde Mescidin bir mekan değil, aynı yaşam biçimine kenetlenmiş veya inanmış insanların birlikte OLdukları durumdur diyebiliriz. Dünyanın neresinde OLursanız OLunuz ne yaptığınızın farkındaysanız, yaptıklarınız insanlık erdemleri ile çelişmiyorsa, sürekli evrensel değer üretiyorsa bulunduğun durum Takvadır ve bulunduğun yer dünyanın neresinde OLursan OL Takva Mescididir.

    Hangi dinden OLursan OL, hangi inanç etiketini kendine yapıştırırsan yapıştır, üzerinde bulunduğun düşünce, fikir, inanç ya da eylem bölüyor, zarar veriyor ve yok ediyorsa dünyanın neresinde OLursan OL, Mescid-i Dırar üzerindesin.

    Yeryüzünün insanları şu iki mekandan birinde toplanmışlardır.
    Hangi millet, hangi inanç, hangi düşünceden OLursa OLsun güzelden yana, Tevhidden yana, barştan yana, sevgiden yana tavır alanların ve eylem üretenlerin toplandığı yer OLan Mescid-i Takva, Yine hangi milletten, hangi inançtan, hangi düşünceden OLursa OLsun bölen, parçalayan ve zarar verenlerin toplandığı yer OLan Mescid-i Dırar.

    Bütün yeryüzü Mescit ise yeryüzünde yaşayan insanlar hangi cemaat üzere namaza durduğuna dikkat etmelidir. Mescid-i Takvada mı namaza duruyorsun?
    Yoksa Mescid-i Dırarda mı?

    Salat ettiğin, omuz verdiğin, destek OLduğun inanç, değer, erdem, düşünce ne üretiyor. Hangi secdeye varmak için hangi kıbleye dönüyorsun.

    Yeryüzü ikiye bölünmüş bir mescittir.
    Dırar Mescidinde salat-ı ikame etmek için toplananlar.
    Takva Mescidinde salatını ikame etmek için toplananlar.

    Bu gün yaşananlardan anladığımız budur?
    Kendine hangi kutsal etiketi yapıştırırsan yapıştır, bu senin safını değiştirmez.
    Hangi Mescitte salat ikame ettiğin kendini nerede gördüğünle değil, Barış, sevgi üzerinde ürettiğin eylemler belirler.

    07/16/14 – 20:18

  • Anonymous

    not:indigo şöyle dedi”şimdi BİZ bu yaptığımızı kimseye demiyoruz ya,bitincede kimseye demiyelim,BİZİM yaptığımızı bilmesinler,meşur olalım diye yapmadık bunu çocuklar duysun yeter.ama ya haberlere çıkarırlarsa videoyu?yandık!şapkalarından gözlüklerinden birini de bana verirmisin … abla,yüzüm görünmesin bari” :)…ikimizde gizlenme yolunu seçtiğimiz için dün ne yaptıysak videoyu yükleyemedik..Tanrı şeffaf bir video bekliyor bizden,mesajı aldık efenim..bakalım bugün bize ne getirecek..sevgiyle:)

    07/16/14 – 12:51

  • Anonymous

    Günaydın CANIM AİLEM:)
    3 gündür yaşadıklarımız bizde saklı kalarak,13 yaşında indigomla YENİ NESİL İSTİKLAL MARŞImızın müziğini,bütün orkestrasyonuyla tek tek yazıp bitirdik.ulaştırma konusundaki sıkıntımızın bugün çözülmesini heyecanla beklemekteyiz.tek gitar eşliğinde hemen kaydedip size gönderebilmenin peşindeyiz,işaretleri takip ediyoruz..
    sevgi ve heyecanla…

    07/16/14 – 12:38

  • Anonymous

    Midyatik bir konu değil özür dilerim fakat sizlerle paylaşmak istedim. Dün taşındım. Sitemin adı Tüm AYdınlar 9. kat ve 29 numara. İlk günüm ve Şimdi kolilerimi açmaya gidiyorum. sevgiyle musmutlu sitemin adı gibi tümüyle aydınlık bir gün dilerim

    07/16/14 – 12:32

  • Anonymous

    Selam üzerimedir doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım günde.Güzel Kur’an Meryem 33.ayeti…

    07/16/14 – 11:03

  • Anonymous

    “Benim görünmem başka birşey, kitapların yazıların bilgilendirme olarak gönderilmesi başka birşey aslında. ”

    Harekete mi geçiyoruz?!
    Yb Fazında mıyız?
    :)

    07/16/14 – 09:54

  • Anonymous

    Hangi video?!

    Video nerde?!

    Ya iki gün girmeyegöreyim şu siteye dönüş kıyamete….

    Gene neler oluyor?!

    07/16/14 – 09:51

  • Anonymous

    Savaşa şaşırmayanlar, savaşanların kendisi değil mi? Şaşır ey insan! Şaşır ki savaşın ateşi sönsün! Şaş, şaşır, şaşkın ol olabildiğin kadar ki barışın saflığına uyan!
    Şaşkınlık süperdir! Süperin ötesidir! Şaşkın insan, yolunu izini şaşmıştır, bilmediği bir yöne adım atmıştır. O artık bilmiyordur. Yabancıdır. Tanımıyor, hiç bir veriyle tanışık çıkmıyordur. Yeni doğmuş bebek gibi de değil yeniden doğmuş bir bebektir. Tecrübe etmiştir çünkü, denemiştir öncesinde. Gayretinin gücünü farketmiştir. Ve şimdi keşfediyordur, şimdi öğreniyordur. Heyecan içindedir. Yaşıyordur.
    ‘Aaaaa! Öyle miymiş??!’ dediğin an öğrendiğin andır, geliştiğin andır, değiştiğin andır. Şaştığın, şaşırdığın, şaşkın olduğun, hata yaptığın andır. Bu anlar için mutlu olmayı hiç düşündün mü? O an ölümsüz aş.k a bir adım daha attığın andır, hiç hissettin mi? Şaşkın insanlar en samimi insanlardır, bunu kendine hiç itiraf ettin mi? Onlara güvenebilirsin, hiç denedin mi?
    Savaşlar ‘ben zaten biliyorum’ diyenler arasında çıkmıyor mu hep? ‘Ben zaten biliyorum’ diyor musun? O zaman savaşta senin de payın var. Kanıksadığın için. Şaşkınlar, yani öğrenmeye açık olanlar, yani ölümsüz aş.k sevdalıları, onlar arttıkça savaştıracak kimseyi bulamayacak ‘ben zaten biliyorum’cular. Bu yüzden şaşırtanı sev ey insan, o çok kıymetli. Levh-i Mahfuz ŞSG bu yüzden paha biçilemez değerde. O, barışın ta kendisi. Oku. Şaşkınlığın yıldızlara değsin. Oku. Nefesin kesilsin. Yeniden doğ. Yeniden ol. Yeni ol. sevgiyle.

    07/16/14 – 18:29

  • Anonymous

    NOT: aslında hazırız ancak videoyu kaydedemedik,kaydettik tel.hafızasına almadı,aldı bu sefer bilgisayara atamadık:),atacaktık,minik indigomu annesi çağırdı,döndü ”okumaların bu gece oturması için 1 gece daha kazandık sanırım ”dedi ,bu günlük gitti..belki bi çalışma demo videosu gönderebiliriz gece…sevgiyle:)

    07/16/14 – 18:01

  • Anonymous

    NOT: Yarın okumaları bitirip kameralı bi telefona çekip atabiliriz bile MARŞ’ı…yaptık…

    07/16/14 – 01:54

  • Anonymous

    Aa şu videoyu ben de merak ettim şimdi … severek yardımcı olmak isterim , ulaşabildiğimiz gazetecilere ve televizyon çalışanlarına ulaştırmak isterim Marşı da

    07/16/14 – 05:59

  • Anonymous

    Star gazetesi ve Milliyet yazarlarının mail adreslerine de gönderildi. Çalışmayan mailler var yalnız. Arkadaşlar siz de yolladıklarınızı buraya yazın ki tarihe not düşülsün… :)

    07/16/14 – 16:36

  • Anonymous

    07/16/14 – 12:22 öpücük kardeşim o yatağın altındaki gitar çok tozlanmış bence de bir tıkırdat bir şıkırdat o telleri ister türkü ister rock tadında

    07/16/14 – 15:50

  • Anonymous

    buRAK ulaşabileceğiniz her noktaya ulaşın diyor mesaj açık ve net.. sevgiyle şimdi görev başına..

    07/16/14 – 15:37

  • Anonymous

    Arkadaşlar muhabbeti bölmek istemiyorum ama burada buRAKın bir görev çağrısı var. Kimimiz ise rüyasını anlatıyor Kimisi ise hayır hayır aksiyona geçin demedi, sadece hangi gazetelerde görmek istediğimizi sordu diyor. Şöyle bir kendimize gelelim diyorum. Yaz rehaveti midir bilmiyorum ama bence bu yazı rüyadan uyanıp birşey yapmak isteyenler için.

    07/16/14 – 14:59

  • Anonymous

    CANIM AİLEM GÜNAYDIN:)
    Hala rüyamın etkisindeyken yazıyorum.Marşımızın Metalika fonlusu tüğleri diken diken etmişti.Ancak…:) tekrar tekrar okunduğunda müziğinin freknsı hiç de slow değmedi yüreğime.Ve rüyamda gördüm bu gece,öğrencilerim ve mahallemdeki indigolarım elleri havada söylüyorlardı bu marşı,pop ritim de değildi HİP HOP hop hop hoplatan ters köşe bir melodi ve çok dinamikti:)))yatağın altındaki tozlu gitar biraz önce oradan çıkarıldı.Ben,sen,o kimin müziklendireceği yine hiç önemli değil,sonuç BİZİM olacak,enerjisini buradan yaymaya başladım haberiniz ola:)
    sevgiyle,
    öpücük:)

    07/16/14 – 12:22

  • Anonymous

    “Benim görünmem başka birşey, kitapların yazıların bilgilendirme olarak gönderilmesi başka birşey aslında. İleride bize, ‘Basına neden hiç ulaştırmadınız yazılarınızı? deseler buna verecek bir cevap malesef yok.”
    Bu cümlelerden sadece yeni nesil istiklal marşının değil kitapların ya da önemli yazılarında bilgilendirilmesi gerektiği anlamını çıkarıyorum.
    Doğru bir çıkarım mıdır?
    El-Cevap?

    07/16/14 – 11:36

  • Anonymous

    Çok televizyon izlemiyorum. Hatta hiç izlemiyorum sayılır. Ama evdeki televizyonkolik başka canlarımız sayesinde kulağıma her türlü haber bombardımanı yağıyor. En çok da Halk TV’den…Ortak paydamız orası zira.
    Diyelim ki orada yayınlandı; izleyici profili malum, yani daha çok “GEZi_Zekalılar” frekansında olduğu için anında coşkuyla benimsenecek. Eminim…
    Ancak…Yetmez tabii elbette. Çünkü esas ihtiyaç duyulan kitle tam da öteki kanalların hepsini izleyen güruh…Hani kadın programlarıyla veya çeşitli yarışma programlarıyla beyinleri uyuşturulan milyonlarca güzel kalp, güzel insan…İllaki öyle bir programda, belki de yanık sesli birinden, belki de saf gönüllü, dünya tatlısı bir öğrenciden dinlettirilebilir…ki ; kulaktan öteye geçip, yüreklere ulaşsın. ..
    Bir kıvılcım olacaktır o.
    İnanıyorum.
    Yürekten hem de.
    Olmuş gibi heyecanlandım iyi mi? :)
    **
    Yürek kıpraşmışsa bir kere,
    Tanrı’nın eli dokunmuştur
    Sazın teli niyetine…
    Nedense,
    Birden böyle bir his doğdu içime.
    Oldu bu iş diyelim sevgili LM Ailem,
    “Tanrı’nın Bestesi” şimdiden hayırlara gele… :)

    07/16/14 – 22:42

  • Anonymous

    16:52 Aynen öyle:) CANlar sakin,hemen bombardıman değil kastettiği,önce aramızda bi beyin fırtınası yapalım,her konuda olduğu gibi ortak bir bilinç ve karar verelim ilerleyen günler için,zaten haber uçurma kısmında buRAK devreye girecek gereken yere ulaştıracaktır,şu an kendi başımıza heyecanla yaymayalım,şahsen o sorumluluğu almam,face’de bile yayınlayamam henüz,ikinci bir gonk sesine kadar;) amma velakin çok da güzel oldu pek de güzel oldu,eller,beyinler,fikirler,öneriler coşuyor,akıyor sayfa yeniden eskisi gibi ne mutlu,zihninize kuvvet,çok seviyorum çok hepinizi,CANIM AİLEM sevgiyle:)))

    07/16/14 – 21:30

  • Anonymous

    merhaba can buRAK
    3 gün önce izlesene comda aynen böyle bir istiklal marşı vardı ve bugün baktığımda kaldırılmıştı aklım alamadı onu damı sen yazmıştın lütfen cevap bekliyorum sevgiyle kardeşim

    07/16/14 – 18:04

  • Anonymous

    Aramizda Medya Takip Ajanslarinda calisanlar varsa ve bu lonudaki gelismeleri takip edip bizleri bilgilendirebilirlerse de süper olurdu.

    07/16/14 – 16:57

  • Anonymous

    yaw arkadaşlar buRAK şöyle demiş “Bu metni hangi tv’lerin, gazetelerin mensuplarına, yöneticilerine ulaşmasını isterdiniz? Örneğin bu metnin, muhattabı hangi tv ve gazeteler, dergiler olmalıdır?” soru işaretli sorular… hemen bütün medyayı bonbardımana tutalım manası anlamadım ben…. benim anladığım beyin fırtınası… ??? hiç toparlanmayan kafam yine karıştı… :)

    07/16/14 – 16:52

  • Anonymous

    Merhaba Sevgili Ailem,
    Medya listemi guncellerken Basin Yayin Enformasyon Genel Müdürlüğü’nun web sayfasi ndan yararlaniyorum. Okuyucu ailemiz de http://www.byegm.gov.tr adresinde yer alan Turk Basınına Erişim menüsünden tum haber ajanslarinin, gazete, dergi ve radyolarin temsilci, genel yayin yonetmeni, kose yazari vs gibi kisilerin iletisim bilgilerine ulasabilir diye düşündüm. Turk basını boyle mailing gormemistir :) dedirtelim. Hayırlı olsun deyip başlıyorum birazdan gondermeye.
    Sevgiler

    07/16/14 – 16:43

  • Anonymous

    video nerede ?
    ben de 2 ünlüye ( fatih portakal ve ece temelkuran ) tweet atmaya çalıştım .galiba olmadı. tweet i yazdım ama marşın sayfasını ekleyemedim.sadece lm ye yöneldire bildim. lm sayfasındaki marş yazısını ilgili kişilere yazar ve tvlere nasıl yolluyorsunuz. birde yazar ve medyaların mail adresleri olsa bilen arkadaşlar yollasa iyi olur gibi

    07/16/14 – 16:39

  • Anonymous

    video nerede ?
    ben de 2 ünlüye ( fatih portakal ve ece temelkuran ) tweet atmaya çalıştım .galiba olmadı. tweet i yazdım ama marşın sayfasını ekleyemedim.sadece lm ye yöneldire bildim. lm sayfasındaki marş yazısını ilgili kişilere yazar ve tvlere nasıl yolluyorsunuz. birde yazar ve medyaların mail adresleri olsa bilen arkadaşlar yollasa iyi olur gibi

    07/16/14 – 16:37

  • Anonymous

    VİDEODA YENİ NESİL İSTİKLAL MARŞINI OKUYAN SES SENİNMİYDİ? iNANILMAZ ETKİLENDİM .TÜYLERİM DİKEN DİKEN GÖZLERİM DOLU DOLU OLDU. HANİ ŞU METALİKA FON MÜZİĞİ EŞLİĞİNDE OLAN. ARKADAŞLARIMADA DİNLETMEK İSTEDİM. BULAMADIM. SAHİ YOUTUBE DA NEDEN YOK? EN AZINDAN “YENİ BESTESİ YAPILANA KADAR NOTUYLA” O ŞEKİLDEDE DİNLENEBİLİR

    07/16/14 – 15:56

  • Anonymous

    Selam,
    Öyle ise tarihe not düşülsün az önce hurriyet.com.tr adresindeki iletişim kısmından bu Marş hakkında bilgi verildi. Sonra duymadık demesinler…
    :)

    07/16/14 – 15:51

  • Anonymous

    vaoooouv süper tv yani

    07/16/14 – 15:22

  • Anonymous

    işte şimdi heyecanlandım… bi tanıdığım yok ya da ulaşabileceğim birileri ama… çok heyecanlı çoookk…. :) <3

    07/16/14 – 15:14

  • Anonymous

    güzel bi noktaya parmak bastın çok önemli bi ayrıntıydı bu.doğru ”kanal”frekansı ve iletişim aracı olacak”ULAK”iyi tespit edilmeli.Elbet ki doğru adresler var,mühim olan onu tespit edebilmek.kim?ya da neresi olduğu hakkında bi yorum yapamasam da şu an,kim olmamalı?hangi frekanstan yayılmamalı konusunda hemfikir olacağımızdan eminim.malum salatalığın ”acur”a kaçan kıvamı acı olur mesela çekirdeklidir zor yenir hazmedilir onun gibi,sert köşelerde yer almamalı ki,ne magazinsel basitlikte algılansın,ne ihtilal kıvamına sokulmasın,ULUSAL’a seslenişe dönmemeli,belli bir zümreye hitap edercesine kafadan yanlı,önyargılı algılanacak ellere teslim edilmemeli.Yeni bir bakış açısı yaratacak,tarafsız bi bölge seçilmeli..çılgın bir tip olmalı,yeniliğe açık,dip dalgası etkisiyle yayılmalı yine diye düşünmekteyim.
    sevgiyle:)

    07/16/14 – 14:37